Toptan ve Perakende Satış
Tüm Alışverişlerinizde Ücretsiz Kargo
Güvenli ve Hızlı Ödeme Seçenekleri
Toptan ve Perakende Satış
Tüm Alışverişlerinizde Ücretsiz Kargo
Güvenli ve Hızlı Ödeme Seçenekleri
Türk mutfağında sarmanın olmadığı bir bayram sofrası, bir misafir davetini düşünmek zor. O sarmanın kaderini ise çoğu zaman harçtan çok yaprak belirler. Aynı harçla sarılan iki tencereden biri ağızda dağılırken diğeri lastik gibi kalabilir. Bu rehberde bağ yaprağının ne olduğunu, mutfakta nerelerde kullanıldığını, hangi yaprağın sarmalık sayıldığını ve alırken nelere bakmanız gerektiğini üretici gözüyle anlatıyoruz.
Bağ yaprağı, üzüm asmasının (Vitis vinifera) yaprağıdır. Bağlardan, ilkbaharda asmanın yeni sürgün verdiği dönemde toplanır. Bu dönemde yapraklar körpe, ince ve esnektir; yaz ilerledikçe kalınlaşır, damarları sertleşir ve “kart” hale gelir. Sarmalık yaprak dediğimiz şey, işte bu kısa pencerede toplanan genç yapraktır.
Taze yaprak yalnızca birkaç hafta bulunabildiği için bağ yaprağı yıl boyunca kullanılabilmesi amacıyla korunur. En yaygın yöntem salamuradır: yapraklar tuzlu suyun içinde aylarca esnekliğini korur. Bir diğer yöntem ise yaprağı kısa süre haşlayıp vakumlamaktır. Her iki yöntemde de yaprağın kendisi aynıdır; değişen yalnızca hazırlık şeklidir.
Evet. Bağ yaprağı, asma yaprağı ve üzüm yaprağı aynı bitkinin yaprağına verilen farklı adlardır. Hangi adın kullanıldığı biraz da yöreye bağlıdır:
Yani ambalajda hangi ad yazarsa yazsın, aslında baktığınız şey aynı yapraktır. Lezzeti ve dokuyu belirleyen ad değil, yaprağın geldiği üzüm çeşidi ve toplandığı zamandır. Bu konuyu asma yaprağı rehberimizde ayrıntılı olarak ele aldık.
Bağ yaprağının en bilinen kullanımı elbette sarmadır, ama mutfaktaki görevi bununla sınırlı değil:
Kısacası bağ yaprağı hem bir ana malzeme hem de mutfakta pratik bir yardımcıdır. Ancak bu kullanımların hepsinde aynı soru önemlidir: Yaprak ince mi, yumuşak mı, kolay pişiyor mu?
Hayır. Bütün asmaların yaprağı yenebilir, ama sarmalık olanlar sınırlıdır. Bunun iki nedeni vardır: üzüm çeşidi ve hasat zamanı.
Bazı üzüm çeşitlerinin yaprakları doğal olarak kalın damarlı, sert ve alt yüzü tüylüdür. Bu yapraklar ne kadar özenle hazırlanırsa hazırlansın sararken yırtılır, pişerken açılır ve sofrada ağızda pürüzlü bir his bırakır. Sarmalık çeşitlerin yaprakları ise ince dokulu, damarları belli belirsiz ve tüysüzdür. Türkiye’de bu özellikleriyle öne çıkan en bilinen çeşit, Tokat’ın Erbaa ilçesine özgü Narince üzümüdür.
Aynı asmadan bile mayıs başında toplanan yaprakla ağustosta toplanan yaprak birbirinden çok farklıdır. İlk sürgün dönemindeki yaprak yumuşaktır; yaz ilerledikçe güneş ve rüzgârla kalınlaşır. Bu yüzden kaliteli sarmalık yaprak, bölgeye göre değişmekle birlikte genellikle mayıs–haziran aylarında toplanır. Bu konuyu ilerleyen yazılarımızda ayrıca ele alacağız.
| Tür | Ne zaman bulunur? | Kullanmadan önce | Kimler için? |
|---|---|---|---|
| Taze yaprak | İlkbaharda birkaç hafta | Kısa süre haşlanır | Bağı olanlar, mevsiminde sarma yapanlar |
| Salamura yaprak | Yıl boyu | Durulanır, ılık suda bekletilip tuzu alınır | Düzenli ve toplu sarma yapanlar |
| Vakumlu yaprak | Yıl boyu | Bekletmeden doğrudan sarılır | Aynı akşam pratik sarma yapmak isteyenler |
Evde en çok tercih edilen tür salamura yapraktır; çünkü uzun süre dayanır ve büyük kavanozlarda ekonomik fiyata alınabilir. Salamura yaprağın tuzunu doğru almak sarmanın lezzetini doğrudan etkiler; bu konuyu ayrı bir yazıda adım adım anlatacağız.
Tokat’ın Erbaa ilçesi, Kelkit vadisinin verimli toprakları ve ılıman iklimiyle yüzyıllardır bağcılıkla anılır. Bölgenin yerel üzüm çeşidi olan Narince’nin yaprağı ince damarlı, tüysüz ve açık yeşildir. Bu özellikler yaprağa sarmada aranan her şeyi kazandırır: kolay sarılır, katlandığı yerden çatlamaz, kısa sürede pişer ve ağızda dağılır.
Bu kaliteyi korumak için bölgenin yaprağı “Erbaa Narince Bağ Yaprağı” adıyla Türk Patent ve Marka Kurumu’nda 258 numarayla menşe adı olarak tescil edilmiştir. Menşe adı, ürünün özelliklerini yetiştiği coğrafyadan aldığını ve bölge dışında üretilen yaprağın bu adla satılamayacağını gösterir. Yapraklarımızı Erbaa’nın Karayaka, Üzümlü, Bağpınar, Ballıbağ, Salkımören ve Doğanyurt köylerindeki bağlardan topluyoruz. Daha fazlası için Erbaa bağ yaprağı sayfamıza göz atabilirsiniz.
Salamura bağ yaprağı kullanıyorsanız şu dört adım çoğu zaman yeterlidir:
Narince gibi ince yapraklarda ayrıca haşlamaya gerek kalmaz. Kalın yapraklarda ise birkaç dakikalık kaynar su banyosu yaprağı yumuşatabilir, ancak bu adım sarmanın pişme süresini de etkiler.
Pratik bir kural: bir yaprak yaklaşık bir sarma eder. 1 kg süzme salamura yaprakta, yaprak boyuna göre yaklaşık 200 yaprak bulunur. Meze olarak kişi başı 5–6 zeytinyağlı sarma hesaplarsanız 1 kg yaprak 35–40 kişiye, ana yemek olarak kişi başı 10–12 etli sarma hesaplarsanız 16–20 kişiye yeter. Küçük bir hane için 1,25 kg pet (500 g süzme), sık sarma yapan bir aile için 1,9 kg pet (1 kg süzme) ya da 3 kg pet (2 kg süzme) iyi birer başlangıçtır.
Yaprakla bir harcı sarıp pişirme fikri Anadolu, Kafkasya, Balkanlar ve Orta Doğu mutfaklarında çok eski bir geleneğe dayanır. Osmanlı saray mutfağından bugüne ulaşan kayıtlarda yaprak dolması hem gündelik sofraların hem de ziyafetlerin vazgeçilmezi olarak geçer. Zamanla her yöre kendi yorumunu geliştirmiştir: Ege’de zeytinyağlı ve bol limonlu, İç Anadolu’da etli ve yoğurtlu, Tokat’ta ise ince yaprağı ve özel harcıyla meşhur sarmalar.
Tokat ve çevresinde sarma yalnızca bir yemek değil, bir buluşma bahanesidir. Bayram öncesi komşuların bir araya gelip yüzlerce sarmayı birlikte sarması, gelin adaylarının “parmak gibi ince sarma” sarabilmesinin bir maharet sayılması bu kültürün parçasıdır. İnce sarmanın sırrı ise elbette ince yapraktır.
Taze bağ yaprağı genellikle pişirilerek tüketilir. Salamura yaprak ise yüksek tuz içerdiği için tuzu alınmadan ve pişirilmeden tüketilmesi önerilmez.
Sarmalık yaprak, asmanın ilk sürgün verdiği ilkbahar sonunda toplanır. Erbaa’da bu dönem genellikle mayıs ve haziran aylarıdır.
Harç, yaprağın damarlı ve mat olan yüzüne konur; parlak yüz dışarıda kalır. Böylece sarmanın görüntüsü düzgün ve parlak olur.
Açılmamış kavanoz serin ve güneş görmeyen bir yerde genellikle 24 ay dayanır. Açtıktan sonra yaprakları salamura suyunun altında tutup buzdolabında saklamanız yeterlidir.
Bazı yörelerde vişne, kiraz ya da pazı yaprağıyla da sarma yapılır, ancak bunlar bağ yaprağı değildir. Asma yaprağı kalp biçimli, beş loblu ve kenarları dişlidir; bu belirgin şekli sayesinde kolayca ayırt edilir.
Yaprak aynıysa lezzet farkı çok azdır. Vakumlu yaprak haşlanmış olduğu için biraz daha yumuşaktır ve tuz alma gerektirmez; salamura yaprak ise daha uzun dayanır ve kilogram başına daha ekonomiktir.
Bu yazıda anlattığımız her şeyin temelinde iyi bir yaprak var. Bağ Yaprağı olarak menşe adı tescilli Erbaa Narince yaprağını kendi tesisimizde işliyor, salamura bağ yaprağı, vakumlu bağ yaprağı, toptan kova ve dondurulmuş hazır yaprak sarma olarak doğrudan sofranıza gönderiyoruz. Paketlerin süzme ağırlıklarını ve güncel fiyatlarını bağ yaprağı fiyatları sayfamızda karşılaştırabilirsiniz; tüm siparişlerde kargo ücretsizdir.